• Papağanım benim :))


Dumşim,
Öncelikle gecenin bu saatinde yazmamın nedeni gün içerisinde vakit bulamamam :))
Bir haftadır babanla ne konuşursak, dilinin döndüğünce ve sana kolay gelen çoğu kelimeleri söyler oldun.
İnanılmaz keyifli ve değişik bür duyguymuş. Artık söylemek istediğin ve yapmak istediğin her şeyi bize anlatabiliyorsun. Kelimelerin gayet net ve güzel, bu kadar kısa sürede konuşabileceğini hiç düşünmemiştik.
Senin bence erken konuşmandaki en büyük etken gün içerisinde sana çok fazla çizgi film izlettirmemem diye düşünüyorum. Arada sırada Youtube'dan BabyTV'de yayınlanan yabancı çizgi filmleri açıyorum ama bunu ben sen 6 aylık olduğundan beri yapıyorum.
İngilizce'ye karşı kulak dolgunluğu kazanmanı sağlamak için bu yönteme başvurdum. Senin çok ilgilini çekiyor renkli, hareketli, tempolu ve müzikli çizgi filmler. Müziklerini de hep yabancı dinletiyorum umarım ileride faydasını görürüz oğlum :))
3 gün önce, 3 rengi öğrettim sana :)) İlk öğrendiğin renk pembe oldu :)) Sonra mavi ve sarı :))
Renklerin adını da çok güzel söylüyorsun :))

Yeni öğrendiğin kelimeler:

kom - koyteyye - teyzeeeeeeeee :))
kopağ - kurbağa
annem kalkiim - annem kalk
aşşağıııı - aşağı
dayyıı - dayı
boku - boklu (tamamen istem dışı öğrendi :p)
munum - burnum
menge - yenge
atatü - Atatürk
bu men - bu ben
tottum - tuttum
tay - çay
banta - panda
şii - şirin
mamın - maymun
düttü - düştü
kak - kalk
babacii - babacım
onu - Onur
emmi - Emir
manni - mandalina
otu - otur
hurrey - ooleeey :))

Yazmayıp unutuğum birkaç kelime daha vardır.

Uyku;
Gece uykularımız senin ağlamaların eşliğinde 5'i, 6'yı, 7'yi bulan bölünmelerle devam ediyor. Hala düzene girmedi. Babanın ameliyatından beri seninle beraber yatıyoruz :)) Babaci de salonda yatıyor.
21:30-22:00 arası uykuya geçiş maratonumuz başlıyor. Zorlu uğraşlar sonucunda, yürüyerek omuzumda yarı uykulu hale geldikten sonra ayağımda 2 dk. sallanıp, mışıl mışıl tatlı rüyalara dalıyorsun. Sonrasında gece 01:00 gibi uyanıp biberonda süt içiyorsun fakat hepsini bitirmiyorsun. Sabaha kadar her uyanmanda biraz içip tamamını bitirmiş oluyorsun. Gündüz uykularımız en geç 12:00 gibi oluyor. En az 1.5 saat, en fazla - çok nadir olmakla beraber - 3 saat uyuyorsun.

Yemek;
Yemek olayımız ek gıdaya başladığından beri hep itiraz etmenle meşhur :)) İştahlı bir çocuk değilsin ama aksine kilon yaşıtlarına bakıldığında normal görünüyor. Onun için artık ısrar etmiyorum.
Erişte ve tarhana çorbası vazgeçemediklerin. Meyvelerden sevdiklerin yazın üzüm :)) Şu kış ayında ise manniye (mandalina) bayılıyorsun. Bugün kendin soyup, kendin yedin mesela :)) Tatlı portakalı ve narı seviyorsun. Muzu genelde yoğurduna katıp veriyorum.
Sabah kahvaltılarımızı genelde bulamaç şeklinde veriyordum fakat 4-5 gündür lokma şeklinde yiyorsun. Omlet, krep, dilimlenmiş domates veriyorum. Çok iştahla yemesen de bu bile büyük aşama :)) Tatlı muhallebilere, çikolatalara bayılıyorsun. Muhallebileri sağlığına zarar vermeyecek şekilde hazırladığım için gönül rahatlığıyla veriyorum. Ama çikolatayı belki 1, ayda 2 kere çok çok minik parça olarak tüketiyorsun.
Kuru üzümü çok seviyorsun, su ise vazgeçilmezin. İçmeyi sevdiğin kadar, banyo yapmaktan da bebekliğinden beri çok keyif alıyorsun. 12 ayından beri seninle banyo yaparken kovanın içine su koyup "ördek suya daldı zil çaldı" oynuyoruz.

Gün içerisinde vakit geçirmek için;


- Kitaplarımıza bakıyoruz. En çok "kelimeleri öğreniyorum" kitabını seviyorsun :)) Sana soru soruyorum ve sen parmağınla gösteriyorsun. Kitap okumamı sevmiyorsun. Başladığımda "bitti" deyip kitabın kapağını kapatıyorsun :)) Ama bu şekilde yapsan bile kitapların senin elinin altında ve istediğinde bana getirip keyifli dakikalar yaşamamız için güzel bir aktivite oluyor.
- Boya yapıyoruz. Sana almış olduğum boya kalemleri, boyama kitaplarıyla beraber.
- Kule yapmaya ve sonrasında "pat" deyip elinle yıkmaya bayılııııyoorsuuun.
- Arabalarınla oynamaya, evdeki fırın, bulaşık makinesi, çamaşır makinesinin tuşlarıyla oynamayı çok seviyorsun.
- Buzdolabını açık gördüğün anda koşa koşa başına geçip içindekilerin yerini değiştirip sosları masanın üstüne taşıyorsun :)) Bir kere akşam yemeği için beraber sofra kurduğumuzda öğrendin şimdi yemek saati olsun olmasın o soslar masanın üstünde yerini alıyor.
- Elektrik süpürgesi favorin. Hemen hemen her gün evi süpürüyoruz.
- Çekmeceleri seviyorsun. Genelde aradıklarımızı evin çinde bulamadığımızda çekmecelerden çıkıyor.
- Bu ara anahtarla kapıları açmaya çalışıyorsun :)) Başarısız olsan da bu seni mutlu ediyor.
- Havalar soğuduğu için seni oyun okullarına götürüyorum. Oyun okullarından keyif alıyorsun. 9. ayından beri ara ara götürüyoruz seni.

Yani kısacası bebeğim hızla büyüyorsun. Büyüdükçe daha meraklı ve kurcalayıcı oluyorsun. Bu bazen benim bütün enerjimi alsa da sağlıklı olman en büyük mutluluk bana :))
Baban işten geldiğinde senin için dünya duruyor. Sofraya oturana kadar kedi gibi babanın ayaklarının dibindesin seni kucağına alıp seninle oyun oynasın diye deliriyorsun :))

Hep derlerdi bir çocuğun en sevimli en tatlı zamanı bu dönem diye gerçekten doğruymuş.

Sen sağlıklı, mutlu ol bu bize yeter.

Senii çoooooook seven annen :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Top
|adambebekveannesi|. Blogger tarafından desteklenmektedir.